22 Ekim 2009 Perşembe

çiçek göndermek

Günümüzde internet kullanımı her alana yayılmış durumda ve internet doğru bir şekilde kullanıldığında istediğimiz sonuçları almamız mümkündür. Artık birçok firma ürün ve hizmetlerini internet üzerinden reklam vererek ya da çeşitli ağlarda tanıtım yaparak birçok kullanıcıya ulaşabilmektedir. Popüler olarak günümüzde kullanılan Facebook ise internet üzerinden reklam vermek isteyen, ürün ve hizmetlerini tanıtmak isteyen firmaların kullanmış olduğu popüler ağlardan bir tanesidir.

Facebook’ da grup oluşturarak çeşitli kitlelere ulaşabildiğiniz gibi firmanız hakkında gerekli bilgileri paylaşabileceğiniz gibi, ürünleriniz ve hizmetleriniz hakkında bilgileri de paylaşarak ulaşmak istediğiniz kitleye kolayca ulaşabilirsiniz. CicekSepetiniz.com Facebook’ da grup oluşturarak ürün grupları ve sunmuş olduğu hizmetlere yönelik bilgilere yer vererek ve yeni çıkan ürünler hakkında çeşitli bilgileri paylaşarak, kullanıcı kitlesine ulaşabilmektedir. Online çiçekçilik sektöründe CicekSepetiniz.com’ un yılların vermiş olduğu deneyimler ve kendi sektöründe 1 numara ve popüler oluşu Facebook’ da açmış olduğu grup ile bunu bir kez daha göstermiş ve 1 hafta gibi kısa bir süre içerisinde 9000 gibi bir rakama ulaşmıştır. Ayrıca ulaşılan bu rakam her geçen gün hızla artmaktadır.

CicekSepetiniz.com bu alanda farkını göstererek kullanıcılara özel bir kampanya düzenleyerek Facebook’ daki CicekSepetiniz.com grubuna katılan herkese 20 TL değerinde bir indirim kodu vererek kullanıcılara hoş bir sürpriz yapmakta. Sizde bu gruba katılarak 20 TL değerindeki indirim kodunuzu alarak CicekSepetiniz.com un eşsiz tasarımlarından bir ürün beğenerek sevdikleriniz için çiçek siparişi verebilirsiniz.

çiçek bakımı

Bu, çiçeklerin ne şekilde paketlendiğine bağlı olarak değişir:
Aldığınız çiçekler, içinde çiçek köpüğü bulunan büyük bir saksı içindeyse, saksının her gün sulanmış halde olduğundan emin olunuz. Çiçekçinizden temin ettiğiniz çiçek gübresi de suyun içine ilave edilmelidir. Bitkinin belli yerlerine dokunun ve parmağınızı kullanarak nereyi sulamanız gerektiğini anlayın. Aranjmanın ortasına doğru yavaşça su döküp, parmağınızı saksının üstünde tutarak su seviyesini anlamak da bir başka yöntemdir.
Aldığınız çiçekler bir vazo içindeyse, suyun daima berrak olduğundan emin olunuz. Bulanık görünüyorsa suyu boşaltın ve vazoya, çiçekçinizden temin etmiş olduğunuz çiçek gübresiyle karıştırılmış suyu ekleyiniz. Çiçekleri temiz suyun içine koymadan önce, mümkünse gövde uçlarını keskin bir bıçakla kısaltınız.
Aldığınız çiçekler bir kutu veya doku kağıdı içindeyse, su seviyesinin altına taşan bütün yaprakları atınız ve ardından çiçeğin gövde uçlarını, ılık su dolu bir kabın içinde keskin bir bıçakla kesiniz. Gövde uçlarını suyun içerisinde kestiğinizden ve vakit geçirmeden, çiçekçinizden temin ettiğiniz çiçek gübreyle karıştırılmış ılık suyla dolu vazoya çiçekleri yerleştiriniz.
Aranjmanınızın türü ne olursa olsun, çiçeklerinizi televizyon, elektrikli aletler ve ısıtıcı/soğutucu cihazlardan uzak tutmanız hayati önem taşımaktadır. Çiçeklerinizi sıcak veya soğuk hava akımından ve doğrudan güneş ışığından uzak tutmanız da esastır.
Vazodaki suyun sarı renkte ve bulanık olması hangi problemin habercisi?
Bu durum, suda bakteri bulunduğunun ve arttığının doğal bir işaretidir. Bakteri, gövdeyi tıkayabilir ve çiçeklerin vazo ömrünü kısaltabilir. Bu nedenle, çiçeklerinizin tomurcuklarının uzun ömürlü olmasını sağlamak için, vazodaki su sürekli olarak berrak tutulmalıdır. Suyun bulanıklaşmaya başladığını fark ettiğiniz anda vazoyu boşaltın ve tercihen, çiçekçinizden temin etmiş olduğunuz çiçek gübresiyle karıştırılmış temiz suyu vazoya ekleyin. Çiçekleri temiz su dolu vazoya koymadan önce, gövde uçlarını ılık suyun altında keskin bir bıçakla kesiniz.
Çiçekler, güneşte bulunmayı sevdikleri için acaba aldığım aranjmanı güneşe çıkarmalı mıyım?
Hayır. Büyüyen çiçeklerin olgunlaşmak için güneş ışığına ihtiyaçları vardır, ancak kesme çiçekler ısıya ve doğrudan güneş ışığına ne kadar maruz kalırlarsa o kadar çabuk solarlar. Çiçekleri daha uzun süre boyunca taze tutabilmek için, onları güneşten ve hava akımından uzak bir yere yerleştirmeniz gerekir.
Solmuş bir gülü canlandırmam mümkün mü?
Kimi zaman mümkün. Eğer ki çiçek olgunlaşma belirtileri göstermeden önce solmuşsa, aranjmandan çıkarın ve canlanmasını sağlayacak kolay önerimizi uygulayın. Bir kap alın ve ılık suyla doldurun. Gülü, suyun içine yatay duracak şekilde yatırın ve gövde ucunu ılık suyun içerisinde, keskin bir bıçak yardımıyla 2,5 cm kadar kesin. Çiçeği iki saat kadar, soğumaya başlayan suyun içinde bırakın. Bu işlem, göz kamaştırıcı bir sonuç yaratabilir ama, eğer ki gülün vazo ömrü çoktan tükenmişse, çiçeğin bir daha canlanması mümkün olmayacaktır.

15 Eylül 2009 Salı

çiçek isimleri

Çiçek isimleri
açalya, açelya, adaçayı, ada karanfili, ağlayan gelin, akasya, amerikan hanımeli, ana kokusu, ananas, anasına babasına pay veren, ardıç, aslanağzı, ateş çiçeği, âvize fidanı, ay çiçeği, ayı pençesi, azelya, babunec, badem, ballıbaba, begonvil, begonya, benefşe, biberiye, boru çiçeği, boya çiçeği, buhurumeryem, cemali güzel, ciğerci sığırı, civan perçemi, çadır çiçeği, çadır perçemi, çakal nergisi, çalba, çan çiçeği, çarkıfelek, çıngırak otu, çiğdem, çingülü, çoban yastığı, çuha çiçeği, dağ çayı, dağ sümbülü, defne, deligül, devedikeni, devetabanı, dönbaba, ebegümeci, eğreltiotu, elma çiçeği, erguvan, erik çiçeği, eşek dikeni, eşek lâlesi, fesleğen, fındık çiçeği, fırıldık çiçeği, frezya, firuze çiçeği, fulya, galhatmi, gardenya, gâvur gülü, gecesefası, gelincik, gelinelçiçeği, geven, glayör, guğu çiçeği, gül, güldefne, gülgoncası, gülibrişim, gündöndü, günebakan, günüş gülü, hanım düğmesi, hanım sallandı, hanımeli, haseki küpesi, haşhaş çiçeği, hatmi, helyotrop, hercai menekşe, hezaren, horoz ibiği, hüsnüyusuf, ıhlamur, ıtır çiçeği, inci çiçeği, iris, itrişahi, kadife çiçeği, kahkaha çiçeği, kaktüs, kamelya, kan damlası, kandil çiçeği, karagözlüm, karanfil, kartopu, kasımpatı, kaynanadili, keşişbaşı, kevke, kına çiçeği, kirli hanım, koçuk, korunga, krizantem, kuşkonmaz, küpe çiçeği, küsme çiçeği, küstüm çiçeği, lâden ağacı, lale, lâle, lâle-i nu'man, lâtin çiçeği, leylak, leylâk, lilyum, lisan-i sevir, mahmur çiçeği, manisa lâlesi, manolya, melekotu, menekşe, menekşe gülü, menevşe, mersinağacı, meryamana eli, meryemana kandili, meyan, mimoza, mine çiçeği, mor salkım, mümüdük, müşgülüm, nane, nergis, nevruz çiçeği, nilüfer, orkide, orman gülü, ortanca, öksekotu, öksüzoğlan, öküz dili, papatya, patlak çiçeği, peleseng, petunya, piyan, portakal çiçeği, reyhan, rezene, sabun çiçeği, saffetiderûn, saksı çiçeği, saray çiçeği, saray patı, sardunya, sarı şebboy, sarmaşık, sediryaprağı, semen, sevgi çiçeği, sığırdili, sığırkuyruğu, sıklâmen, sim, susen, sümbül, sümbülteber, süsençiçegi, şakayık, şakayık-ı numan, şebboy, şeftaliçiçeği, terslâle, toprak kabul etmez, turna gagası, üçgül, vapurdumanı, yaban gülü, yanardöner, yasemin, yenibahar, yer somunu, yılan yastığı, yıldız çiçeği, yüksükotu, zambak, zerrin, zerrinkadeh, zeymuran, zeytinçiçeği, zülfüarus

10 Eylül 2009 Perşembe

türkiyenin iklim özellikleri

google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
Türkiyenin İklim Özellikleri konu anlatımı, KARADENİZ İKLİMİ özellikleri nelerdir, akdeniz iklimi özellikleri, karasal iklim, basınç, sağanak yağış nedir, kar dolu yağmur ne demektir, Türkiye’de Yağışın Dağılışı nasıldır
8 Eylül 2009 Salı , Kategori: Coğrafya
google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
Türkiyenin İklim Özellikleri
1)KARADENİZ İKLİMİ:Bu iklim asıl olarak Kuzey Anadolu Dağlarının Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür. Genel özellikleri şunlardır:Her mevsim yağışlıdır.Doğu Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 2000-2500 mm’dir.Batı Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm’dir.Orta Karadeniz Bölümünde ise maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer. Yıllık yağış miktarı 700-1000 mm’dir.Karadeniz ikliminin görüldüğü alanlarda kar yağışlı günlerin ortalaması 18 gündür.Yıllık ortalama sıcaklık 13-15°C’dir.Ocak ayı ortalama sıcaklığı 6-7°C’dir.Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21-23°C’dir.Yıllık sıcaklık farkı 13-15°C’dir.Doğal bitki örtüsü ormandır.Yüksek alanlarda Alpin çayırlar görülür.2)AKDENİZ İKLİMİ:Bu iklim tipi ülkemizde en belirgin olarak Akdeniz kıyılarında görülmekle birlikte, Ege ve Marmara Bölgelerinde de etkili olmaktadır. Genel özellikleri şunlardır:Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır.Maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer.Yaz ve kış yağışları arasındaki fark oldukça fazladır.Yıllık yağış ortalaması, 600-1000 mm arasındadır.Yıllık sıcaklık ortalaması 18-20°C’dir.Ocak ayı ortalaması 8-10°C’dir.Temmuz ayı ortalaması 28-30°C’dir.Yıllık sıcaklık farkı 15-18°C’dir.Ege Bölgesinde dağların kıyıya dik uzanması, Akdeniz İkliminin iç kesimlere ulaşmasına olanak sağlamıştır.Marmara Bölgesinde görülen Akdeniz İkliminde, yazlar Akdeniz kıyılarına göre daha serin, kışlar ise daha soğuk ve karlıdır.Akdeniz İkliminin karekteristik bitki örtüsü zeytin, defne, mersin, kekik gibi bitkilerden oluşan makilerdir.3)KARASAL İKLİM:Ülkemizde Karasal İklim, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile İç Batı Anadolu Bölümünde görülür.Genel özellikleri şunlardır:Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.İç Anadolu Bölgesinde maksimum yağış ilkbaharda, minimum yağış yazın düşer.İç Anadolu da ortalama yağış 300-400 mm’dir.İç Anadolu’nun kış sıcaklık ortalaması, 1-2°C, yaz sıcaklık ortalaması, 22-23°C, yıllık sıcaklık ortalaması ise, 10-12°C’dir.Ege Bölgesinin İç batı Anadolu Bölümünde de yağışlar kıyı kesimine göre azdır.Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesiminde yıllık sıcaklık ortalaması, 4-6°C’dir.Kuzeydoğu Anadolu’da kış sıcaklık ortalaması, -7, -10°C, yaz sıcaklık ortalaması, 17-19°C’dir.Yıllık yağış miktarı, 500-600 mm’dir.Güneydoğu Anadolu’da ise ortalama yağış, 400-700 mm’dir.Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kış mevsimi pek donlu geçmemekle beraber, yaz mevsiminde şiddetli kuru sıcaklar egemendir.Güneydoğu Anadolu’da yıllık ortalama sıcaklık, 15-16°C, kış sıcaklığı, 3-4°C, yaz sıcaklığı ise, 30-35°C’dir.BASINÇAtmosferdeki gazların temas ettikleri yüzeylere uyguladığı kuvvete hava basıncı denmektedir. Hava sıcaklığına bağlı olarak yoğunluktaki artma ve azalmalar sebebiyle basınçta değişiklikler görülür. Bunun yanı sıra hava basıncı, mevsimler, yükseklik, yerçekimi, cephe ve basınç sistemlerine bağlı olarak değişmektedir.2)Asor Dinamik Y.B. : 30° enlemlerinden kaynağını alır. Türkiye’de bütün yıl etkilidir. En fazla yazın etkilidir. Etkili olduğu yaz mevsiminin kurak olmasının başlıca sebebidir (Alçalıcı hava hareketinden dolayı). Bu basıncın etkisiyle Ege Kıyıları boyunca kuzeyden esen Etezyen rüzgarı oluşur. Yurdumuza kuzeybatıdan sokulur.
ALÇAK BASINÇLAR1)İzlanda Dinamik A.B. : 60° enleminde kaynağını alır. Türkiye’de kışın etkilidir. Etkili olduğu dönemde kışlar ılık ve yağışlı geçer. Kuzeybatıdan sokulur.
2)Basra Termik A.B.: (30° Kuzey) Türkiye’de yazın ekilidir. Yurdumuza Güney Doğu Anadolu Bölgesinden itibaren sokulur ve sıcaklığı artırır.RÜZGARLARTürkiye batı rüzgarları kuşağında olmasına rağmen daha çok yerel rüzgarların etkisindedir. Sebebi yer şekilleridir. Yurdumuza kuzeyden gelen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken, güneyden gelenler sıcaklığı artırır. Bu durum sıcaklığın dağılışında enlem etkisine örnektir. Türkiye’de yıllık ortalama yağış bakımından, bölgeler arasında büyük farklılıklar vardır. Bazı bölgelerde ortalama yağış 2500 mm’yi bulurken, bazı bölgelerde 250 mm’nin altına inmektedir
*Kıyı bölgelerinin nemliliği iç kesimlerden daha yüksektir. Bundan dolayı kıyı kesimlerde yağışlar fazla ve sıcaklık farkları azdır.*Bağıl nem en yüksek Doğu Karadeniz Bölümündedir. En düşük Güney Doğu Anadolu’dadır.*En fazla yağış alan bölge Karadeniz ,Bölüm Doğu Karadeniz, il Rize’dir(2400 mm) .Rize’nin çok yağış almasında; güneyindeki yüksek dağların hakim rüzgar yönüne dik olması etkilidir.*En az yağış alan bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir. Sebebi ; etrafının dağlarla çevrili olmasıdır. En az yağış alan il Konya ‘dır (330 mm).NOT: En az yağış alan bölge İç Anadolu Bölgesi olmasına rağmen en kurak bölge Güney Doğu Anadolu Bölgesidir. Sebebi ; buharlaşmanın fazla olmasıdır.*Karasal iklim bölgelerinde kışın görülen yağışlar genellikle kar şeklindedir. Türkiye’de karla örtülü gün sayısının en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu Bölgesidir.*Türkiye’de kar örtülerinin yerde kalma süresi batıdan doğuya doğru artar. Kar yağışı ve don olayının en az görüldüğü bölgemiz Akdeniz Bölgesidir.*Türkiye’de kışın görülen yağışlar genelde cephesel kökenlidir. Bu tür yağış oluşumu en fazla Akdeniz Bölgesinde görülür.*İlkbahar ve yazın görülen yağışlar genelde Konveksiyon yağışı şeklindedir. En fazla İç Anadolu Bölgesinde görülür.*Orografik (yamaç) yağışları genelde Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde görülür. Fakat en fazla Karadeniz Bölgesinde görülür.
YAĞMUR: İkiye ayrılır. Küçük taneli ve yavaş yağana ÇİSELİ, iri taneli ve hızlı yağana SAĞANAK yağış denir. Çiseli yağmur daha zararsızdır. Ancak sağanak yağışlarla toprak fazla yağışı hemen ememez ve sellere, dolayısıyla erozyona neden olur. Tarımsal alanların, hidroelektrik santrallerinin su ihtiyacı, kurak bölgelerin içme ve sulama suyu, meraların yeşerebilmesi (hayvancılık açısından) yağmurların etkisiyle olur. Buda insan hayatı için çok önemlidir.KAR: Kar aşırı yağmadıkça tarımsal ürünlere zarar vermez hatta onları dondan korur. Yavaş yavaş eriyerek erozyona sebep olmaz, toprağın su ihtiyacını karşılar yeraltı sularını besler. Ancak aşırı olanı ulaşımı etkiler. Karın yerde kalma süresi B ’dan D ’ya doğru artar.DOLU: Zararlı etkileri fazla olan bir yağış çeşididir. Yere düşünce çabuk erir ve sellere yol açar, tarım ürünlerine ve hatta eşyalara zarar verir. SİS: Kara, Kıyı Yamaç(orografik) ve cephe sisleri gibi çeşitleri vardır. Görüş mesafesi 1 km’den az olduğunda meteorolojik anlamda o gün sisli gün sayılır. En fazla sisli gün sayısı İç Anadolu’dadır. Akdeniz kıyı kesiminde ise sis neredeyse hiç görülmez. Ulaşımı olumsuz etkiler.Türkiye’de Yağışın Dağılışı Türkiye’de genel olarak kıyı kesimler ve yüksek dağ yamaçları bol yağışlı denize kapalı iç kesimler ve çukur yerler az yağışlıdır. Yağış: Atmosferdeki yoğunlaşma sonucu meydana gelen su damlacıkları başlangıçta birkaç mikronla 100 mikron çapındadır. Bunların bir arada toplanmasından bulutlar meydana gelir. Fakat her buluttan yağış düşmemektedir. Yağışın düşebilmesi için damlacıkların birleşip 0.5 mm çapına ulaşması gerekir. Yağışın meydana gelmesinde esas rolü oynayan yoğunlaşma işleminde havanın soğuması önemli bir etkendir. Bu yüzden yağış tiplerini soğuma şekillerine göre incelemek mümkündür.a) Konvektif yağışlar: Yerdeki sıcak hava kütlesinin konvektif yükselmesiyle meydana gelen genellikle sağanak şeklindeki yağışlardır.b) Orografik Yağışlar: Hava kütlelerinin bir engebeye çarparak yükselmesi ve soğuyarak yoğunlaşması sonucu meydana gelen yağışlardır.c) Cephesel Yağışlar: Hava kütleleri arasındaki cephelere bağlı meydana gelen yağışlardır. Yeryüzündeki yağışların büyük kısmı bu şekildedir.Mevsimlik yağışların alansal dağılımına baktığımızda Akdeniz Bölgesinin yağışlarının çoğunu Kış aylarında aldığını görüyoruz. Akdeniz’de bu yağışı bırakan sistemler dağların etkisiyle iç bölgelerde daha az yağış bırakmaktadır.
Karadeniz Bölgesinin ise her mevsim yağışlı olduğunu görmekteyiz.Yaz aylarında ise kuzey bölgelerimiz daha fazla yağış almaktadır. M.Polar hava kütleleri Karadeniz üzerinde nem kazanıp Rize ve Hopa çevresinde yükselişe geçerek orografik yağışlar bırakır. Bu dönemde güney bölgelerimizde yağışların oldukça azaldığını söyleyebiliriz. Kuzeyli ve güneyli akımlarda iç bölgeler az yağış alır. İç bölgeler ancak batılı akımlarda yağış alır.Türkiye yağış açısından çok çeşitlilik göstermektedir. Genelde sahil kesimlerimiz 1000 mm nin üzerinde yağış alırken Rize 2300; Orta Anadolu ise sadece 300 mm civarında yağış almaktadır. Bu da sıcaklığın ve buharlaşmanın arttığı yaz aylarında kuraklığa sebep olmaktadır.Yıllık yağış zaman serisi grafiği de bize yağıştaki salınımları göstermektedir. Türkiye yıllık ortalama yağışı 630 kg. civarındadır. Bu grafikten 72-73, 89-90, 99-2000 yıllarında normalin altında yağışlar alarak kuraklık yaşadığımızı görmekteyiz

7 Ağustos 2009 Cuma

çiçekçi
paylaşım için çok teşekkürler başarılar diliyorum
For sharing thank you very much good very beautiful work

28 Temmuz 2009 Salı

çiçek bakımı

çiçekçi çiçek Bakımları
Eğer çiçekleriniz oasis adı verilen çiçek süngerleri içinde geldiyse yeteri kadar su koymayı unutmayın. Oasis çiçeğin ömrünü uzatan bir maddedir. Ayrıca suyun içine çiçeklerin ömrünü arttıran vitaminlerden koymak faydalı olacaktır.Çiçekleri keserken çiçek kesme makası veya bıçağı kullanınız ve kesinlikle kumaş makası kullanmayınız. Çiçeğin saplarını suyun içinde kesmeye özen gösterin ve kesilen suyun temiz olmasına dikkat edin.Su sıcaklığının 20-25 C derecesinde olmasına dikkat ediniz böylelikle çiçeğinizin ömrünü uzatmış olacaksınız.Kesme çiçeklerde vazo değişimi yapılırken aktarma yapılacak vazo temiz su ile doldurulmalıdır.Çiçeğin suya girecek kısımlarındaki yaprakları temizlemek gerekmektedir. Böylece oluşacak bakteriyel kokulardan kurtulmuş olacaksınız.Eğer çiçeklerinizin yaşam süresini uzatmak için özel koruyucular kullanıyorsanız ve suda bakterilerin geliştiğini görüyorsanız ilk yapmanız gereken şey vazonuza yada kabınıza iki günde bir ihtiyacı kadar suyu koymak olacaktır. Eğer koruyucu kullanmıyorsanız suyu değiştirin, vazonuzun temiz olmasına dikkat edin ve çiçeklerin saplarını günlük olarak kesin.Düzenlenmiş çiçeklerinizi serin yerde tutmanız (özellikle geceleri) gerekmektedir. Isı veren kaynaklardan uzak tutmanız çiçeğinizin ömrünü uzatacaktır.Lale fazla suda durmaması gereken bir çiçektir. Vazodaki su miktarı sapın 5 cm kadarının suya değmesine izin verecek kadar olmalıdır.Vazolardaki bakterilerin önlenmesi için ve çiçeklerin daha rahat su çekmesi için 1 lt vazoya bir çay kaşığı çamaşır suyu ilave ederek çiçeklerin rahat su almasını temin eebilirsiniz. (Metal ve gümüş kablarda bu işlemi yapmayınız)
GüllerGüller belirli açılarla kesilmesi gereken bir çiçektir. Temiz bir bıçakla kesilmesi faydalı olacaktır. Bu kesim sırasında kumaş makası kullanmayınız.Güllerin sapları suyun içinde kesilmelidir. Böylece kesilme sırasında çiçeğin sapının içinden hava girmesi önlenmiş olacaktır.Suyun altında kalan yaprakların bakteriyel koku oluşturmaması için saplardaki yapraklardan arındırmak gerekir.Güller bolca su tüketimi yapan çiçeklerdir. Günlük olarak ihtiyacı olan su miktarınca vazoya ilave yapılmalıdır.Güllerinizi direkt güneş ışınlarından, televizyon ısısından, radyatörden, tavan pervanelerinden ve hava akımlarından uzak tutunuz.Güllerin yaşamı için besin maddeleri çok önemlidir.Eğer gülleriniz boyun bükme durumunda ise yerini değiştirin ve saplarını suyun içinde usulünce kesin. Bu işlem sırasında kullanılacak suyun sıcak olması gül için faydalı olacaktır. Bu gülde şoklama yapacaktır. Ayrıca boyun büken gülleri banyoda üzerine kağıt serip ıslatın. 1-2 saat sonra vazoya yerleştirin. .

24 Temmuz 2009 Cuma

çiçekçi

ÇİÇEKÇİ ve ÇİÇEKÇİLİĞİN TARİHİ

çiçekçi :Kesme çiçek,kuru çiçek,yapay çiçek ve süs bitkilerini temin eden belli bir zaman diliminde düzenleyen,satışa sunan kişiye Çiçekçi denir.
Çiçekçilik:Süs bitkileri,kuru çiçek,yapay çiçekleri temin edilip düzenleme ve satışının sunulduğu zamanla gelin arabası süsleme,bahçe düzenleme,peysaj,düğün toplantı organizasyonlarını da içine almış olan meslek dalına Çiçekçilik denir.Edebi eserlerden anlaşıldığı üzere 1400 lü yıllarda çiçekleri hediye etmek çiçeklerle duyguların ifade edildiğini ilk Osmanlı İmparatorluğunda rastlıyoruz.1689 yıllarında Şehremini Cami’nin hatibi olan Übeydullah Efendi yazdığı Tezkire-i şükufeciyan adlı çiçekçi kitabında çiçeklerin kimler tarafından yetiştirildiği de geçmektedir.Aynı kitaba göre ilk çiçekçiler Ebüssuud Efendi ile İbrahim Han zade Ali ve Mehmed beyler İmam zade Mehmed Çelebi Yeniçeri efendisi İsmail Anbarcı zade Bostan zade Mehmed Efendi Piri Paşa zade Seyyid Cemali Bey aaakireci Mehmed Efendi Tacir Mustafa Çelebi Cüce Hüseyin Çelebi ve Hasan Beşe gibi isimler bulunmaktadır. Übeydullah Efendinin bu eseri Osmanlı bahçeciliğinin geçmişi incelenirken başvurulması gereken tarihi kaynakların başında gelir. Bunlardan başka Avcı Sultan Mehmed devrinde yaklaşık 1667 yıllarında Şükufename-i musavver adlı bir eser yazan Ali Çelebi ile Dördüncü Muradın aynı zamanda hekimbaşılığını yapan Kasımpaşalı Emin Mehmed Efendi Hoca Sadü�ddin zade Salih Efendi Tophaneli hattat Mahmut Çelebi Dede Bey Koca Mustafa şeyhi Hasan Efendi Sarıyerli Solak zade oğlu Fındıklılı Molla Çelebi Üsküdarlı Muharrem usta Çorbacı oğlu Eyüblü veli Çelebi Hasankaptan zade ve Üçüncü Ahmed devrinde yaşamış Üsküdarlı Toygarbaba lakabıyla bilinen Hamza Çelebi gibi isimlerdir.
1700 lü yıllara adını veren Lale Devri çiçekçiliğin parladığı bir dönemdir. Türk çiçekçilik tarihiyle ilgili araştırmaları bulunan Turhan Baytop, [[“Lâle-i Rumi”]] denilen ve ayırcı özelliklere sahip olan Osmanlı Lâlesi’nin Kefe’den getirilen bu lale soğanlarından elde edildiği düşünmüştür.Bu dönemin şairi ünlü şairi Nedim mısralarında; ince ruhlu zarif kişiler sarıklarına birer gül iliştirir, öğrenciler her sabah hocalarına çiçek demetleriyle giderler, hasta dostlara zarif çiçek şişeleri içinde karanfil, gül, zerrin, lâle gönderilerek hatır sorulurdu. Bahçesi olmayan fukara evlerinin bile, pencere önlerinde saksılar eksik olmazdı. O derece ki XIX. asır başlarında Türkiye’yi ziyaret eden Miss Julia Pardoc, “Keşke Shakespeare, Romeo ve Juliet’in bahçe sahnesini yazmadan önce Boğaziçi’ni görmüş olsa idi” demektedir.Evliya Çelebi , XVII. yy.da İstanbul'da seksen kadar çiçekçi dükkânından bahsetmektedir.Elbette o zamanlarda günümüzdeki anlamda çiçekçilik deyil bahçe kültürüne dayanan bir anlayış olsa da et tırnak gibi ayrılmayan bir olan sektördür çiçekçilik.Türkiye de günümüzdeki anlamıyla ilk çiçekçilik Rusyada İhtilalden kaçan Rusların İstanbul da Beyoğlu Çiçek Pasajında yaptıkları satışlarla başlamıştır. 1945 yılında ilk örgütlenme de Sınırlı Sorumlu Çiçek Üretim ve Satış Kooperatifiyle olmuştur.Hızla değişim geçiren sektör 1990 lı yıllarda Mesleki Eğitim Merkezlerinde meslek kapsamına alınmıştır.2008 itibariyle sadece İstnabulda 3 binin üzerinde çiçekçi kaydının olduğunu görüyoruz.Dünyada ilk çiçek satışlarını 1900 yıllarda Amerika,Çin,İtalya ve Japonya yaptığını görüyoruz.Elden satılan çiçekler aynı zamanda çiçekçiliğin ticari anlamda başlaması anlamını da taşıyordu.Yeni bir sektör doğuyordu.Artık çiçek para ile bir bedel ile alınıyordu.Hiç te kolay olmayan bir işti.Devirde yaşanan doğal afet ve 1906 da yaşanan deprem zaten keyfi gibi görülen adı konulmayan sektörü zayıflattı.1924 yılında çiçekçiler San Francisco Flower Mart adıyla bir kuruluşta ilk kez toplandılar.Bu örgütlenme çiçekçiliğin hızla yayılmasına vesile oldu.